Başımı göğsüne gömüp uykuya yenik düşmeye direnen kalan son birkaç nefesimle, ruhumla ve kendiliğinden, en dürtüsel hislerle sana saçmalamak isterdim. Aklıma ne gelirse. Aklımdaki sen olurdun. Seni söylerdim.. Seni anlatmayı bitiremezdim.
..
Gerçekten çok seviyorum bu çocuğu. Bir adım sonrasını düşünemeyecek durumdayım. Düşünmem mi gerekiyor? Hayır. Hayvan gibi öpeceğim.
Bu gün çok düşündüm. Kitap okudum ve düşündüm. Kitapta okuduklarımı. Söylenenleri, söylenmeyenleri.
Düşünmek beni çok yoruyor, hırpalıyor. Düşününce, ters giden bir şeylerin sebebini anlamaya çalışırken en hırçın dalgalarda boğuluyormuş gibi oluyorum. Ve sonunda boğuluyorum. Çünkü hiçbir şey değişmiyor.
Lanet olsun.
Bu yüzden şimdi düşünmek istemiyorum. Düşünmek benim canımdan eksiltiyor.
Elimden hiçbir şey gelmiyor hiç.
Ben bir mülteciyim kendi yüreğimde yaşıyorum
Esir değil kul hiç değil kendimde yaşıyorum
diyor Şebnem Ferah.
İşte bunları düşünmeyeceğim şimdi.
Sadece Sevdiğimin göğsüne sarılıp..
Sadece sarılıp aklımı kendisine ödünç vermek istiyorum.
Sadece bir anlığına.
6 Şbt 2026
23.05